s

Şebnem Ferah konseri, Panini ve düşündürdükleri... | Kısaçalar #26

Müzikseverlerin en çok istediği, en çok beklediği “encore”, “bis” ya da “bir daha” adına ne derseniz, nihayet gerçek oldu ve Şebnem Ferah uzunca bir aradan sonra yeniden sahnede sevenleriyle bir araya geldi. Hafızalarda elbette Şebnem Ferah'ın 10 Mart 2007'de gerçekleşen ve tarihe kazınan, hiç şüphesiz müzik tarihimizin gelmiş geçmiş en unutulmaz konserlerinden “Bostancı konseri” duruyordu. Şebo kendi kariyerini adeta dondurduğu o günden bu yana gönüllerde ve hafızalarda çok özel bir yerde oturuyor. Arkadaşlarımla meşhur DVD'yi -ki Türkiye'de ender görülen bir şeydi konser DVD'si- ilk kez izlediğimiz geceyi hatırlıyorum aklımızın nasıl uçtuğunu, nasıl hayran kaldığımızı... Yıllar sonra YouTube'da yabancı “tepki” (react) kanalları Türk izleyicilerinin yorumları sayesinde meşhur konserle ve Şebnem Ferah'ın eşsiz canlı performansıyla tanıştı. Onlar hayran kaldı, biz hayran kaldık, onlar etkileşim vermeye çok açık Türk izleyiciyle tanıştı, onlar övdü, biz daha çok yorum attık...

Tüm bunlar ışığında Küçükçiftlik Park'a dönelim... Ya hakikaten çok ilginç bir dönemden geçiyoruz; dönemden şikayetçi olacak kadar yaşlandım mı acaba kabul etmek güç lakin konuşmak gerekiyor bunu içimde tutamıyorum. Ya güzel kardeşim Şebnem Ferah tabii ki konser verecek, versin elbette, Tarkan da verecek, Arctic Monkeys de Travis Scott da Kanye West de... Bunların etrafında dönen pazarlama dalgası ve sosyal medya rüzgarı bu konserleri maalesef birer konser olmaktan çıkarıyor. Bunlar artık bir YouTube videosundan farksız, herkesin izlediği bir Reels'tan, bir dans akımından, herkesin gönderisine iliştirdiği “Ah lelele ah lelas”tan farksız.

Haliyle sahneye çıkar çıkmaz “exorcist” misali millet topyekün Şebnem Ferah'a telefon uzatıyor! Konseri kendilerince beğenmiyor. Çünkü akıllarda girişte bahsettiğim o efsanevi konser var. "Herkes o konseri yeniden yaşamak istiyor." Herkes 10 Mart 2007'de Bostancı'da alınan tadın aynısını almak, bunu da telefona çekmek istiyor! Lafı fazla uzatmayalım; bir çözüm önermek gerekirse yazın dostlar kimi izlemek istiyorsunuz, hangi fenomenden eksik kalmaktan çekiniyorsunuz, 2026'nın kalanında o işi halledelim Z kuşağı kaçırdığı Y kuşağı zevklerine bir yetişsin, Y kuşağı da içinde geçmişten ne kaldıysa atıversin kafaları sıfırlayalım normale dönelim.

Başlıktaki Panini meselesine de şöyle bir döneyim; malumunuz Dünya Kupası için artık gün sayıyoruz. 2002'den beri her turnuvada aldığım resmi çıkartma albümünü etrafında dönen 'hype'tan ötürü bir türlü bulup alamıyorum. Tabii ki Türkiye'nin turnuvada yer alıyor olması talebi çoşturan bir etken fakat bir sosyal medya hype fırtınası nedeniyle çoluk çombalak AVM kapısında bekliyor galiba! Velhasıl bu da böyle bir iç dökme yazısı olsun. Kimseyi gerçek hayran, gerçek müziksever, “gerçek hobici” ilan etmek niyetinde değilim. Öte yandan sürekli “cool” bir şeylerin parçası olmaya “çabalamak” da hiç cool değil.

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son Dakika

>
>
>
>

Tüm Haberler

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.